Özel Medikum Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sümeyye KOPARAN yazdı…

‘Bugün bir Çölyak hastası değilseniz, gluten sizin için kötü değildir.’

Son 30 yılda glutensiz diyet yaklaşımının başta ABD olmak üzere ülkemizde de insanlar arasında çok yaygınlaştığını görüyoruz.

Bu artışın nedeni aslında Çölyak veya çölyak olmayan gluten hassasiyetinin(NCGS) artması değil.

ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi(NHANES) raporuna göre glutensiz besinlerin tüketimine olan eğilimdeki artışın nedenleri;

Glutensiz bir diyetin daha sağlıklı olduğu inancı

Spesifik olmayan gastrointestinal semptomları (İshal, şişkinlik vs.) iyileştirebileceğine dair genel bir algının olması

Glutensiz ürünlerin pazarlamasında artış

İnsanların çölyak olmadığı halde kendilerine gluten hassasiyeti teşhisi koymaları(!) ve gastrointestinal rahatsızlıkların gluten kesildikten sonra düzeldiğini fark etmeleridir.

Bir çok kişi glutensiz beslenerek daha iyi hissettiğini belirtmektedir. Bunun nedeni daha çok;

-Ağırlık kaybı yaşamaları

-Yorgunluk skorlarında azalma

-Eklem ağrılarında azalma

-Şişkinlik, karın ağrısı vs. gibi semptomlarda azalma hissetmeleri

-Daha sağlıklı oldukları inancıdır.

Çevremizde “gluteni kesince hafifledim resmen” sözünü çok sık duymaktayız.

Gerçekten de tükettiğimiz besinlerden glutenli olanları çıkarttığımızda öyle olduğunu söyleyebiliyoruz. Fakat bilmemiz gereken önemli nokta bu sonucun aslında gluten yokluğundan kaynaklanmadığıdır.

Gluten; buğday, çavdar ve arpada bulunan ve gluten ilişkili rahatsızlıkları olan insanlarda olumsuz bir tepkiye neden olan proteinleri belirtir.

Glutensiz bir diyette, bu tahıllar ve bunlardan elde edilen yiyecek ve içecekler diyetten çıkarılır.

Çölyak veya NCGS olmayan, özellikle diyetinde bol miktarda ekmek, makarna, fast food, şekerli besinler ve çerezleri (özellikle rafine unlardan yapılanlar) tüketen bir kişi bunları diyetinden çıkardığında; diyet yaklaşımı gereği meyveleri, sebzeleri ve diğer sağlıklı glutensiz besinleri arttırmak durumunda kaldığı için muhtemelen daha sağlıklı olabilir.


Diyetten çıkardıkları besinler sadece gluten içermez, aynı zamanda kalori, şeker ve doymuş yağ açısından da yüksektir.


Glutensiz diyete geçen bir kişinin kilo vermesi, daha az yorgun hissetmesi ve daha az eklem ağrılarının olduğunu söylemesi aslında sağlık açısından riskli besinleri diyetinden uzaklaştırması ile olduğunu söyleyebiliriz.

Çünkü yapılan çalışmalar rafine edilmiş karbonhidrat ve şeker oranı yüksek diyetlerin; kilo alımı, yorgunluk, eklem ağrısı, kötü ruh hali ve sindirim sorunlarıyla ilişkili olduğunu belirtmektedir.

Çölyak olmayan kişiler üzerinde yapılan glutensiz diyet araştırmaları yetersiz ve çelişkili sonuçlar ile sınırlıdır.

Glutensiz beslenmeyi düşünen kişiler;

  • Öncelikli olarak sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmeye odaklanmalı,

  • Kronik veya şiddetli karın ağrısı, şişkinlik veya ishal gibi gastrointestinal ve bazı semptomlar mevcut ise uzman bir DOKTORA DANIŞMALI,

  • Çölyak veya Çölyak olmayan gluten hassasiyeti(NCGS) test edilinceye kadar gluteni tüketmeye devam etmeli (gluteni kesmek yanlış negatif test sonucuna neden olabilir),

  • Gluten kesilmeden önce bir DİYETİSYENE DANIŞMALI, kişinin tüm gereksinmesini karşılayacak bir diyet planı oluşturulmalıdır.

Sağlıkla kalın..