Özel Medikum Hastanesi Diyetisyen Sümeyye Koparan “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” dolayısıyla Meme Kanserinin diyet ile ilişkisine dair açıklamalarda bulundu.

Diyetisyen Sümeyye Koparan “Ekim ayı tüm dünyada ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak bilinmektedir. Özellikle meme kanseri olarak belirlenmesindeki amaç dünyada ve ülkemizde kadın kanserleri arasında meme kanserinin en sık görülen kanser türü olmasıdır.

Başta kadın olmak, ileri yaş, erken menarş (adet görme yaşının <8 yaş olması), geç menapoz, ilk doğumun 30 yaş üzerinde olması veya hiç doğum yapmamış olmak, ailede meme kanseri öyküsü bulunması, hormon tedavisi almış olmak, alkol, sigara ve obezite gibi faktörler meme kanseri için risk oluşturmaktadır.

Kişide bu risk faktörlerinin olması meme kanseri gelişeceği anlamına gelmez. Fakat meme kanseri gelişimine yatkınlığını arttırabilir. Bu yüzden kişi kendini tanımalı, farkında olmalı ve risk faktörlerinden obezite, sigara ve alkol gibi düzeltecebileceği faktörleri mutlaka düzeltmelidir.” dedi.

Araştırmalarda diyetin tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 30 ila yüzde 40’ından kısmen sorumlu olduğunu öne sürüldüğünü söyleyen Dyt. Sümeyye Koparan “Hiçbir besin veya diyet, meme kanseri olmanızı engelleyemez ancak bazı besinler vücudunuzu mümkün olan en sağlıklı hale getirebilir, bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir ve meme kanseri riskinizi mümkün oldukça azaltmanıza yardımcı olabilir.

Bununla birlikte kanser teşhisi olan bir hasta için de diyet büyük önem arz etmektedir. Özellikle meme kanserinde yağ dokusu östrojen kaynağı olarak belirtilmekte ve kişide yağ dokusu arttıkça meme kanse riski ve nüks oranı da artmaktadır. Bu yüzden meme kanserli hastalar beslenme düzeninin ve vücut yapısının kontrollerini mutlaka yaptırmalıdır. Bilmelisiniz ki hiçbir besin veya diyet kanseri tedavi edemez. Ancak, bazı besinler tedavinin yan etkilerini kontrol etmeye veya vücudunuzun tedaviden sonra iyileşmesine yardımcı olabilir.

Diyet ve meme kanseri ile ilgili araştırmalar halen devam etmektedir. Diyet ve meme kanseri konusunda daha fazla araştırma yapılması gerekse de, şu ana kadar yapılan çalışmalar; düzenli fiziksel aktivitenin, sağlıklı bir diyetin(düşük yağlı, posa içeriği yüksek), sağlıklı ideal bir kiloda olmanın meme kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bunun için; Vücut ağırlığınızı sağlıklı ve ideal bir aralıkta tutmak, Bol sebze ve meyve tüketmek (günde 5 porsiyondan fazla), Doymuş yağ alımınızı günlük toplam kalorinizin yüzde 10’undan az ile sınırlamaya çalışmak ve yağ alımınızı günde yaklaşık 30 gram ile sınırlamak, Omeg-3 yağ asitleri açısından yüksek besinleri tüketmeye özen göstermek (balık, ceviz, badem.fındık vb.), Trans yağlardan, işlenmiş etlerden(salam, sosis, sucuk vb.), kömürleşmiş veya tütsülenmiş yiyeceklerden kaçınmak, Alkol tüketimi var ise en aza indirmek veya tüketmemek, Basit karbonhidrat ve şeker içeren yiyeceklerden uzak durmak, yapılması gereken sağlıklı ve doğru tercihlerdir” dedi.

Unutulmaması gerekenleri hatırlalatan Dyt. Koparan kanser nedenlerinin 3’te 1’i çevresel faktörler kaynaklandığını; obezite, sigara ve alkol gibi faktörler sadece meme kanseri için değil bir çok hastalık için risk faktörü olduğunu ve bunun için sağlıklı yaşamaya daha çok yaklaşmamız gerektiğini belirtti.

Diyetisyen Sümeyye Koparan “Yediğiniz ve içtiğiniz her şey sizin diyetinizdir. Bu yüzden diyet kişiye özeldir. İhtiyaçlarınızı karşılayan sağlıklı, yeterli ve dengeli bir diyet planı oluşturmak ve nasıl beslenmeniz gerektiği konusunda bilinçlenmeniz için mutlaka bir diyetisyene danışmanız gerekir.” dedi.